25 Aralık 2017 Pazartesi

Renkler sensin.

'SİYAHLAR BEYAZLARI FARKETTİRDİĞİ İÇİN'...

Üzülme der Mevlana ve devam eder;Kızma hiç kimseye yaptıklarından dolayı 
aksine teşekkür et ihanet edenlere ,sadakati öğrettikleri için...
Minnet duy yalancılara ,doğrunun farkına varmanı sağladıkları için...
Mutsuz edenlere dua et ,mutluluğu daha derin hissettirdikleri için.. 
Herkesi sev yaşamına bir anlam kattığı için..
Hayat bu yüzden daha güzel 'SİYAHLAR BEYAZLARI FARKETTİRDİĞİ İÇİN'...

--------------------------------------

Görsel :1618 Tabula Smaradina ("Zümrüt Tablet") Matthew Merian yorumu

Simge,birlik ve kundalini.

Sembolizmde DÜALİTE PRENSİBİ,

_____EJDER ve YEDİ SAYISI_____ ile de ifade edilir. 

Gök ile Yer arasında biri inen, biri çıkan iki enerji akımından söz edilir. 
Uçan kanatlı ejder ve yerde yürüyen ejderle sembolize edilir.

Birbirlerinin kuyruğunu ısıran iki yılan veya ejderha, 
görünüşte zıt olsalar da DÜALİTE realitesindeki herşeyin 
aslında aynı kaynaktan veya prensipten doğduğunu öne sürmektedir.

Kanatlı yılanlar ya da ejderhalar Güneşle ilişkilidir ve ruh ve maddenin birliğini simgelerler, bu aynı zamanda kartal ile yılanın ve tüm zıtların birliğidir; onlar aynı zamanda hızlandırılmış bir anlayışı temsil ederler. 

Çin tradisyonuna göre eski ay takviminde 7. ayın 7. günü 
büyüyen yarım ayın günüdür ve bugün de kutlanan bayram özellikle kadınlar ve genç kızlar için Çin yılının en önemli bayramıdır 

Çünkü her ne kadar kadim Çin’de çift sayı olmayan yedi sayısının, 
eril prensip olan yang ile özdeşleştirilmesi beklense de 

kadın organizmasının ritmik gelişimi yedi sayısını temel almıştır, 

dolayısıyla sayı kadın hayatının yaş dönemlerini belirlemede kullanılırdı: 

2.nci 7 yaşında olduğunda yin yolu başlardı 
ve 7.nci 7 olduğunda bu sona ererdi. 

1+2+3+4+5+6+7=28 eder. (Kadınlar, yirmi sekiz günlük sürelerle yumurtlar.)
Ay da normal devrini 4 x 7 =28 günde tamamlar.Yok oluşla yeniden var oluş bunun içindedir.7 sayısı da "Varoluş ve yok oluş", "7 kat gök","7 kat yer"in karşılığıdır.

Ejderha diğer bir kundalini sembolüdür, 
hatta İncil'in sonundaki "Kehanet"teki yedi başlı ejderhanın, 
kundalinin yedi çakra ile bağlantısını gösterdiği belirtilir. 

Çin’de yedi gezegen sayısı, sadece beş gezegeni içeren 
ve olasılıkla Hindistan’dan gelmiş olan daha önceki sisteme 
(Mars, Merkür, Jüpiter, Venüs ve Satürn) nazaran daha az öneme sahipti.

Gerek yılan, gerekse onun dev şekli olan ejder (ya da ejderha) sureti 
antik çağlara ait mitolojilerde çok yaygın bir semboldür.

Ejderha, yılanın mübalağalı surette
büyütülmüş, korkunçlaştırılmış ve stilize edilmiş,
tamamen hayali ve efsanevi bir modelidir

Yılanlar ya da ejderhalar 
eşiklerin, mabetlerin, hazinelerin, ezoterik bilginin 
ve tüm ay tanrıçalarının koruyucularıdır.

Yılan söz konusu olduğunda ilginç bir şekilde yedi sayısı gündemdedir.

Bütün eski efsanelerdeki mitsel yılanlar, göklerle bağlantılıdır ve uzaydan gelip uygarlık kuran (Extra-terrestrial) varlıklardır. 

Atlantis’teki yıldızlararası yılanlardan bazılarının Pleiades’ten geldiği söylenir. 

Bu androjen (çift cinsiyetli) yılanlar, kutsanmış yedili diye bilinir.

Türklerde bir ejderha kültünden söz edilebilir.

Ayrıca; “Cantemir Batır” masalında Cantemir’in yaşadığı memleketi yedi
başlı bir ejderha (yedi düvel) korkuturmuş (Mahmut vd. 1997: 465). 
Cantemir, bir vuruşta ejderhanın altı başını birden keser, yedinci başını kesmez (Mahmutvd. 1997: 469). 

Kırım Türklerinden derlenen halk hikâyelerinde; “yedi başlı bir kuyruklu
yılan”, “yedi kuyruklu bir başlı yılan” vd. gibi motifler yer almaktadır.

İnisiyatik yolda yedi zorlu sınavı simgeleyen yedi başlı yılan, aynı zamanda cehenneme iniş denilen inisiyatik deneyim sırasında inisiye adayının mücadele etmesi ve yok etmesi gereken karmik tortularını, menfi tesirleri ve nefsaniyeti simgeler.

Bu sembol Türk tradisyonunda yedi başlı ejder olarak ifade edilmiş, 
ejderha sembolü ile simgelenmiştir.

Türk Söylence Sözlüğü'ne göre Ebren yani Evren ejderhaya karşılık geliyor. 

Kanatlı bir dev sürüngen olan ejderha, yeraltında yaşayıp hazine koruyuculuğu yapıyor.

Evrenin aslında bir ejderha olduğuna, yani insan aklıyla bütün özelliklerinin kavranamayacağına inanılıyor.

Ve eski türk mitolojilerinde 
dünyayı, gezegenleri çekip çeviren, döndüren bilge varlıklar olarak bahsedilmiştir: 

"Yarattı kör , evren tuçi evrülür. 
anıng birle tezginç yine tezginir " (Yusuf Has Hacip) 

Yedi baslı ejderha anlamına gelen “büke” sözcüğü 
Yakut Türkleri tarafından büyüklere unvan olarak verilir.

Dört yön ile ilişkisi vardır 
ve gök ile yer-su kültlerinin varlığı nedeniyle 
astrolojiyle ilişkili olarak farklı sembolik anlamlar yüklenmiştir. 

Doğu ekollerinde özellikle Tibet ve Çin de yedi başlı ejderha simgesi ile 
,iç yolculukta olan kişiye bu aşamalara geçtikten sonra ,
ışık, aydınlanma ve ilahi kelama kavuşma,
evrensel yasalarla ahenk içinde yürüme müjdelenir.

Dejenere olmadan önce kadim zamanlarda 
özellikle Tibet ve Çin’de bu sembolü simgeleyen özel okullarda
inisiyeler eğitim görürler, ejderhayı yendikten sonra asıl bilgi ile karşılaşırlardı. 

Daha sonra bu kıymetli okullarda, bazı majik etkilere yenik düşerek, 
7 başlı ejder sembolü saptırıldı, 
kişinin kolay yoldan sonsuzluğa açılmasını simgeleyen bir sembole dönüştü.

Kendini kandırmak.

“Herkes bir gölgeye sahiptir, bu gölge 
bireyin bilinçli yaşamında ne kadar az içeriliyorsa, o kadar kara ve yoğun olur.” 

Kendi gölgesiyle yüzleşemeyen insan suçu başkalarına atar, onları kötü diye niteler. 

Oysa ki yapılması gereken; onunla yüzleşmek, onu kabul etmektir. O kontrol edilebilir. Büyümek burada başlar. 

Jung


24 Aralık 2017 Pazar

Benzeşmek aynılık demektir.Oysa biz aynı değiliz..

"Bizler GÜNEŞ ve AY gibiyiz, sevgili dostum , deniz ve kara gibi. Amacımız iç içe geçmek birbirimize dönüşmek değil, 
birbirimizi tanımak birbirimizi gerçekte nasılsak öyle görüp buna saygı duymak, yani birimizin ötekinin karşıt ve bütünleyici parçası olduğunu bilmektir" 

"We are sun and moon, dear friend; we are sea and land.It is not our purpose to become each other; it is to recognize each other, to learn to see the other and honor him for what he is: each the other’s opposite and complement

 " Hermann Hesse

Uyum ve düzen..

Evrendeki DENGE

İçinde yaşadığımız dünya dönerken, her başka döngü birbiriyle sessizce bir ilinti içinde… Rüzgar ağaçları sallıyor, çiçekler kokularını nefeslere sessizce armağan olarak sunuyor. Yağmur bütün doğanın üzerine inerek, yeşili doyuruyor, canlılığını koruyor.

Rüzgarla, suyla, yıldızlarla, çakıl taşlarıyla hayvanlarla ve elbette insanlara rağmen süregiden bir "denge" söz konusu. 

Doğanın bu mükemmel "işletim sistemi" kendi varoluşunu belirliyor. Evrenin bu konumlanışı içinde "Kelebek Etkisi" varolan döngüye müdahil oluyor. 

Yaşam içinde artık "çekim yasası" gibi sözcükleri günlük yaşama endeksleme çabamız var.

Olumlu enerjinin paylaşımında asıl olarak doğayla ve evrenle gerçek anlamda kurulan ilişkinin payı gizli:  

Örneğin tabiatı sevmek, evrenin armağanı olarak doğadaki her varlığa teşekkür etmek, doğayla kurulan "ilişki" biçimlerinden biri. Çünkü nehirlere, karaya, rüzgara, taşa ve yağmura.. 

Doğaya ilettiğimiz her sevgi enerjisi, size bumerang gibi geri gelen bir döngüsellikte. 

Doğadan kopmayanların öğreneceği çok şey var. Bir ağaçtan hatta bir yapraktan bile. Ondaki "bilge" yani keşfetme isteğiyle bakarsak farkındalığımız gelişir. 

Mevlana, bu bakış açısını şu sözlerinde o kadar güzel anlatıyor ki: 

"Ey minik yaprak, söyle nereden buldun dalı delecek gücü? 
Nasıl çıktın zindanından dışarı? 
Anlat bize, anlat ki, 
biz de kavuşalım ışığa, 
biz de çıkalım zindanımızdan dışarı! 
Ey servi, yerde bitiyorsun ama nasıl da atılmışsın gururla göklere! Kimden öğrendin nasıl yapıyorsun bunu? 
Öğret bize de, yükselmeyi göklere!"

Tabii ki bu, evrendeki eşsiz senfoninin yaydığı ritmin "farkında" olanlar için böyle… 

Bu ritmi yakalamaya bazen yaptığınız bir tablo, bazen de gülümsemenizi paylaştığınız bir insan neden olabilir. Kelebeğin kanat çırpması, dünyanın başka bir karasında iklim değişikliklerine bile neden oluyorsa, benliğimize dahil olan küçücük bir duygusal girdi de pozitif bir hareketin sebebine dönüşebilir.