9 Ocak 2018 Salı

Kozmos.

Çokça bilindiği gibi , Ezoterizmde 10 Makrokozmosun sayısı iken 
Mikrokozmozu ifade eden 5 sayısıdır 
ve bu 5 teki dişi 2 sayısı yerin, eril 3 de göğün simgesidir.
Ruhsal olarak gökyüzüne, maddesel (bedensel) olarak yeryüzüne ait olan yani bu iki unsuru bir arada bulunduran İnsan da  
rakamsal olarak hep 5 ile ilişkilendirilmiştir. 
Beş Merkezilik sembolü olarak yer ile göğün evliliğini temsil etmiş
ve Tanrı'nın insan aracığıyla kendini maddede tezahür ettirmesi 
olarak da yorumlanmış. 

Gök ifadesi üç sayısı, ‚Bir‛in simgesi Kozmik Tanrı/Gök’tür. 

İki ise Yer-Toprak şeklinde vuku bulmuş 

ve bu iki unsurun birleşmesiyle Yer ve Gök birliği sağlanmıştır. 

Bu özellik,Taoizm’de de açıkça dile getirilmiştir. 
Taoizmde de insan yere , yer göğe, gök de Tao'ya aittir.

Arşetipik tezahür olarak Kosmosun simgesi olan 
Ağaç gibi...

Zira Yer ile göğün 
ağacın gövdesinde de birleşimi söz konusu olduğundan 
kökleri yerde, dalları gökte olan ağaç 
yer ile gök arasında kurulan ilişkinin de simgesi.. 

Yedi dallı olan bu ağaçta 
yine yedi motifinin, 
bütünlüğün, gök ile yerin uyumunun ve düzenin sembolü olması gibi...

Kainat ve ayna..

“Gizem Bahçesi” adlı şiirinde sufî mistiği Mahmut Şabistan, 
şöyle diyor: 

Bilin dünyanın baştan ayağa bir ayna olduğunu, 
Vardır atomda yüzlerce parlayan güneş. 
Yararsan bir su damlasının kalbini, 
Çıkar ondan yüzlerce saf okyanus. 
Gözünün bebeğidir gökyüzü. 
Bir tahıl tanesi kadar küçük olsa da gönlün, 
Yeridir orası, her iki dünyanın Rab’binin


Varoluş..

Her şey birlenmekten ibaret.

İngilizcedeki karşılığı “animal” olan bu hayvan kelimesi kötü bir şey değil; 
“anima” kökünden geliyor. Tek anlamı var: Canlı olmak. 
Canlı olan herhangi bir kimse hayvandır. Ama insana hep şöyle dendi : 

“ Sen hayvan değilsin; hayvanlar senden çok daha aşağıda. Sen insansın.” 
Sahte bir üstünlük duygusu aşılandı sana. 

İşin gerçeği, varoluşta üstünlük ya da aşağılık yoktur. 

Varoluş için her şey eşittir; ağaçlar, kuşlar, hayvanlar , insanlar. 

Varoluşta her şey olduğu gibi kabul edilir, aşağılama yoktur.

Bhagwan Shree Rajneesh
 

8 Ocak 2018 Pazartesi

Frekansın etkisi

--3---

9. 1938’de dinleyicilerin duygularını kontrol altına almaya yönelik araştırmalar başladı

1938’de frekanslar standarda sabitlenmeden önce, mekanik olarak dinleyicilerin duygularını kontrol altına almaya yönelik araştırmalar başladı. Bu sayede kitlelere ticari ilgi alanları önceden dayatılabilecekti. Bu araştırmalar derhal kitlelerin ikna edilmesi için kullanılmaya başlandı.

10. NBC ve CBS halkın üzerinde deneysel çalışmalar yaptı

NBC ve CBS, kendi taraflarına daha fazla takipçi çekebilmek uğruna halk üzerinde çeşitli ses efektleri kullanılarak psiko-galvanometre denemeleri yapıldı. Bu ölçümlere göre de halkın nasıl yönlendirileceği tayin edildi.

11. A=440Hz, petrokimya ve ilaç devleri tarafından 2. Dünya Savaşında kullanıldı

ses-savası
Hitler’in Almanyası Polonya’yı işgal ederek savaşı başlattı. Tüm dünyadaki müzisyenlerin istememesine rağmen bu standart Nazi propagandalarıyla Hitler karşıtı tüm ülkelerde kafadan kabul edildi.

12. Bu titreşimler, beyne özgü duygusal ve sevgisel zihni baskılıyor ve yaratıcılığı köreltiyor

Yapılan tüm araştırmalar A=440Hz’in insanların kalp ve kuyruk sokumu arasındaki enerji merkezleriyle (çakralar) uyumsuz olduğunu gösterdi. Tersine kalp üzerindeki çakraların ise uyarıldığı gözlendi. Teorik olarak, titreşimler egoları ve sol beyni tetikliyordu. Ancak sağ beyne özgü duygusal ve sevgisel zihni baskılıyor ve yaratıcılığı köreltiyordu. 3.Göz denen çakranın kapanmasıyla da insanoğlu farkındalığını hiçbir alanda kullanamaz hale gelecekti.

13. “Şeytanın İntervali”

Metafiziksel olarak, A=440 Hz ile A=444 Hz arasındaki interval, müzik âleminde “Şeytanın İntervali” olarak kabul edildi. Bunun nedeni ise ahenkten uzak, iğrenç denilebilecek bir tınının bu iki notanın aynı anda çalınması ile ortaya çıkmasıydı. Bundan önceki müzik çalışmalarında yer alan A=444 Hz’in ise doğayla ve insanla daha uyum içinde olduğu gözlemlendi. Eğer insanoğlu spiritüel olarak bastırılırsa, A=444 Hz’in (C=528 Hz) müziksel tınısı dini olarak kabul edilmezdi, öyle de oldu. Bu kiliselerin de işine gelmiş oldu.

14. Duyarlı müzisyenler akortlarını ve dijital ayarlarını 444 Hz’e göre yapmaya başladı

Günümüzde pek çok aklı başında müzisyen akortlarını ve dijital ayarlarını 444 Hz’e göre yapmaya başladı. Ancak bunların sayısı az miktarda iken, başta Madonna olmak üzere pek çok ünlü, standart tınılarla, nakaratlarla ve özel olarak imal edilmiş parça sözleriyle gençliği programlanabilir insanlar haline getirmektedir. Müzik biyoenerjetik olarak titreşimlerinizi ele geçirerek, bilinçaltınızda hâkimiyet kurarak, vücut kimyasını, psikonörolojiyi ve insan sağlığını denetim altına alabilir.

15. Her organa ait özel ses tonlamaları var

Her organa ait özel ses tonlamaları, o organa ait hücrelerin titreşimini artırarak iyileşmesini sağlamaktadır. Bu uygulama ise uzak doğuda A= 444Hz yani C=528Hz frekansında, en saf ve katıksız titreşimlerle yapılır. Kişi tüm stresinden arınır, hücreleri şifa ve sevgiyle dolarak hastalıklara veda eder.

Frekansın etkisi.

Rothschild-family
1770’de dünyanın en soylu ailelerinden Rothschild ailesi, İlluminati planlarını başlattı. Amacı bankalar aracılığıyla yaratılan bir network ağı ile kendisi ve yandaşları tarafından yönetilecek küresel bir dünya sistemi kurmaktı. Öyle bir güç ki tüm uluslararası kurumsal şirketleri ve hatta hükümetleri yönetecekti. Bu sayede Amerikan hazinesi başta olmak üzere dünyanın sayılı ülkelerini avuçlarının içine aldılar.

5. Işık ve ses, üretilebilen ve ölçülebilen matematiksel frekans değerlerine sahiptir


Şimdi komplo teorilerine kulak asacak olursak, bu mutlak güç, biyoenerjetik yolla, belli frekans ayarları ve elektromanyetik manipülasyonlarla “bilincimizi” kontrol altına alırken biyolojimizi, psikolojimizi ve davranışlarımızı değiştiriyor.

6. 1. ve 2. Dünya Savaşları arasında müzik frekansları üzerine bilimsel araştırmalar yapıldı

Rothschild ve Rockefeller çalışması ve Amerikan Donanması işbirliği ile “savaş-çıkaran” frekanslar üzerinde çalışıldı. Amaç kitleleri kontrol altında tutmak ve psikopatoloji, duygusal çöküş ve kitlesel histeri yaratmaktı. 2. Dünya Savaşı sırasında ise Savunma Bakanlığı işbirliği ile havadan yapılan operasyonlarda bu ses frekansları etkili şekilde kullanılmaya başlandı. Buna radyolar da dâhil oldu.

7. İlk çalışmalar Elvis, İngiliz grup British Invaders ve Beatles’la başladı


Beatles’in bir konseri İsrail’de iptal edildi, sebebi ise “kitlesel histeri yaratması, cinsel istekleri tetiklemesi ve saldırganlığı tırmandırması” olarak belirtildi. 1938’de Rockefeller Grubu İngiliz-Amerikan radyosu ve televizyon kartelleri kurarak Nazi hareketiyle Yahudi düşmanlığı başlattılar.

8. 1. Dünya savaşı sırasında Rockefeller tarafından radyo tekeli kuruldu

Rockefeller
1.Dünya savaşı sırasında Rockefeller tarafından yönetilen askeri radyolar devreye girdi ve bütün ekipmanlar seferber edildi. Radyodan savaş esnasında gönderilen komutlar hiç son bulmadı. Amerikan Donanması, General Electric işbirliği ile 1919’da kendi ulusal radyosunu kurarak bu tekele alternatif oluşturdu ve bugünkü Amerikan Radyosunu (RCA) doğurdu.