Düşen uçak deneyi ve eşyanın hafızası
Eşyanın hafızası olduğunu biliyor muydunuz? Sandalyeler, kanepeler, koltuklar, masa, yatak, yüzük, kolye aklınıza gelen tüm eşyalar… Cansız maddeler sınıfında değerlendirilen, kimi zaman hor kullanılan, kimi zaman büyük bir özenle saklanan eşyaların hafızası, insanı şaşırtacak ölçüde kalıcı ve belirgin.
Bu konuda yapılan araştırmaların en ilginci İngiliz Havayolları’nın bir parapsikoloji derneğine müracaatıyla ortaya çıkan garip olay.
şansBir İngiliz şirketinin uçaklarından birine binen yolcular yolculuktan sonra şirkete şikayette bulunurlar. Uçağın her seferini tamamlamasından sonra yolcuların bir kısmının devamlı şikayeti üzerine şirket araştırmaya başlar.
Uçak 2000 fit yüksekliğe çıktığında yolcuların bir kısmı dehşetli hayaller gördüklerini iddia etmektedirler. Bazıları uçağın penceresinden dışarı baktıklarında dışarıdan kendilerine bakan hortlaklar gördüklerini söylerken kimileri de uçağın içinde kendilerine bakan hayaletlerin çığlık attığını iddia etmektedir.
Bunun üzerine şirket yetkilileri şikayette bulunan kişileri çeşitli sağlık testlerinden geçirirler. Ancak, şikayette bulunanların hepsi hem bedensel, hem de ruhsal açıdan son derece sağlıklıdır. Uçak şirketi yaptıkları bu araştırmadan bir sonuç alamayınca bir parapsikoloji derneğinden yardım ister ve onların araştırması için de seferler iptal edilir.
Parapsikologların uçakta yaptıkları araştırmaların sonucu çok gariptir. Zira bu uçakta bulunan koltukların bir kısmı daha önce kaza yapmış olan uçağın sağlam koltukları olduğu anlaşılır. Düşen uçağın sağlam koltuklarında oturup yolculuk yapan yolcular, daha önce bu koltuklarda oturup uçağın düşmesiyle ölen kişilerin ölüm anındaki şiddetli hatıralarıyla karşılaşmaktadırlar.
5 Nisan 2018 Perşembe
Hadi birazda bulutlar ve gökyüzüyle oynaşalım.Bazen de bulutları yok edelim.
Atmokinezi Nedir, Nasıl Yapılır?
Atmokinezi atmosfer olaylarını kontrol etmemizi sağlayan kinezi çeşididir.
Fırtınalar oluşturabilir, yağmur yağdırabilir, sıcaklığı değiştirebilirsiniz. Ayrıca şimşek dahi çaktırabilirsiniz. Son olarak da basıncı değiştirebilirsiniz.
Nasıl Yapılır ?
Bulutları ayırmayla başlayalım. Önce bir enerji topu oluşturacağız. Bunu yapabilmek için psi ball konusuna göz atmanız lazım. Daha sonra onu lazermiş gibi düşünmeniz lazım. Sonra bunu şu 1 TL'lik lazerler oluyor ya ona benzetin düğmesi olsun yani. Lazer değdiği tüm bulutları ayırdığını düşünün. Sonra lazeri bulutlara nişan alıp ateş edin.
Bulut Oluşturma
Bunu yapabilmek için aerokinezi hakkında bilgi edinmeniz lazım. Açık bir havada bulutsuz gökyüzüne bakın.Gözlerinizi kapatıp etraftaki oksijenin bulut oluşturduğunu hayal edin. Kendinizi iyice inandırın. Bir süre sonra eğer tam inandıysanız gözlerinizi açın. Olmadıysa bir daha deneyin.
Yağmur Yağdırma
Bu yöntemi diğer yöntemleri yapabildikten sonra yapmanız gerekiyor. Gözünüzü kapatıp dünyadaki tüm bulutların bulunduğunuz yerde gökyüzünde birleştiğini düşünün. Daha sonra bunların karardığını ve yağmurun yağdığını hayal edin. Kendinizi tamamen inandırmanız lazım. O yağmurun rüzgarını hissedin sesini duyun.
Atmokinezi atmosfer olaylarını kontrol etmemizi sağlayan kinezi çeşididir.
Fırtınalar oluşturabilir, yağmur yağdırabilir, sıcaklığı değiştirebilirsiniz. Ayrıca şimşek dahi çaktırabilirsiniz. Son olarak da basıncı değiştirebilirsiniz.
Nasıl Yapılır ?
Bulutları ayırmayla başlayalım. Önce bir enerji topu oluşturacağız. Bunu yapabilmek için psi ball konusuna göz atmanız lazım. Daha sonra onu lazermiş gibi düşünmeniz lazım. Sonra bunu şu 1 TL'lik lazerler oluyor ya ona benzetin düğmesi olsun yani. Lazer değdiği tüm bulutları ayırdığını düşünün. Sonra lazeri bulutlara nişan alıp ateş edin.
Bulut Oluşturma
Bunu yapabilmek için aerokinezi hakkında bilgi edinmeniz lazım. Açık bir havada bulutsuz gökyüzüne bakın.Gözlerinizi kapatıp etraftaki oksijenin bulut oluşturduğunu hayal edin. Kendinizi iyice inandırın. Bir süre sonra eğer tam inandıysanız gözlerinizi açın. Olmadıysa bir daha deneyin.
Yağmur Yağdırma
Bu yöntemi diğer yöntemleri yapabildikten sonra yapmanız gerekiyor. Gözünüzü kapatıp dünyadaki tüm bulutların bulunduğunuz yerde gökyüzünde birleştiğini düşünün. Daha sonra bunların karardığını ve yağmurun yağdığını hayal edin. Kendinizi tamamen inandırmanız lazım. O yağmurun rüzgarını hissedin sesini duyun.
Duru görü .3'üncü gözün bize gösterdiğidir.Gönül gözünün açılması demektir.
Durugörü, olağandışı bilişin belirli bir türüdür. Aslında iki türü vardır: Biri, kişinin kendiyle tamamen bağlantısız bir kimse ya da bir şey hakkında bazı şeyler bilmesidir ve diğeri ise, kişisel olarak bağlantıda olduğu biri hakkında bazı şeyler bilmesidir. Durugörü aslında berrak görmek anlamına gelir. Bu, belirli bir şey ya da bir kimse hakkındaki hakikatin bilişsel, duygusal yoldan görülmesi olarak düşünülebilir. Oysa bizdeki Duygusal Merkez ancak çok nadiren durugörürdür ve genellikle bunu çok karmaşık bir biçimde yaptığından ve dolayısıyla sıklıkla yanlış olduğundan, sonuç faydasızdır. Bunu arındırmak için, Duygusal Merkezin edinilmiş negatif kısmının gücünün azaltılması ve duygusal hayatlarımızda birinci sırayı almamasının sağlanması gerekir.
4 Nisan 2018 Çarşamba
Parmaklarımızdaki akan şifa.Onun için inisiyasyon gerekli.
EL ve PARMAKLARDAKİ ÇAKRALAR
Yedi ana çakranın yanı sıra ellerin avuç kısımlarında, dizlerin arka tarafında, ayak tabanlarında ikincil ve el-ayak parmaklarında da yirmi adet üçüncül çakra bulunmaktadır.
Ham enerji el ve ayaklardaki küçük çakralar tarafından gezegenden emilir ve ana çakra sistemine aktarılır.
Avuçlarınızın tam ortasında el çakralarınız bulunur.Koşullara göre etki edici ya da kabul edici olurlar.
Bu çakralar şifa enerjisini aktarır ve evrenden enerjisel bilgi alır. Avuç çakraları şifa enerjilerine kendiniz için ve başkaları için kanal olmanız için ve bir odanın, kişinin, durumun vs. enerjisinin izlenimlerini almak için kullanılır. Bu çakralar, niyet ile açılabildiği zaman yaşam kalitemizde büyük fark yaratabilir.
Ellerin avuçlarındaki çakralar çoğu zaman küçük statüye düşürülür. Günlük yaşamlarımızda büyük değere sahiptir ve şifa enerjilerini paylaşmak için açık ve aktif olmalıdır.
Bir tedavi sırasında ya da sanatsal bir faaliyette el çakralarınız enerjiyi bedeninizden kanalize eder ve dış dünyaya doğru yönlendirir.
Yoğun bir çalışma sırasında ya da meditasyon yaparken elleriniz dışarıdan gelen enerjiyi ve bilgiyi, varlığınıza yönlendirir.
El çakraları yedi ana çakra gibi değildir. Bu yüzden daha sık açılıp, kapanırlar. Kendilerine özgü bir renkleri yoktur. El çakraları belirli özellikleri olan bir enerjiyi depolamaktan ziyade enerjiyi ileten kanallar olarak görev yaparlar.
El çakralarınız kalp çakranıza bağlıdır; genel durumları size bu dünyada verme, alma ve yaratma konularında nerede durduğunuzu gösterir.
El çakraları özellikle masaj terapistleri ve sezgisel şifacılar tarafından kullanılır.
Bu kişiler genellikle el çakralarını nasıl sağlıklı tutmaları gerektiğini bilmezler; el, bilek, dirsek ve omuz sorunları yaşarlar. Çünkü şifacı, elleri aracılığıyla kişinin enerjisini kendi bedenine çeker.
Şifacılar bu el çakraları sorununu yaşayan yegane kişiler değillerdir. Temizlikçiler, yönetici sekreterleri, ilkokul öğretmenleri ve her tür psikolojik danışman her türlü sıkıntı enerjisini emmeye meyillidir; temizlik sırasında, yazıları temize çekerken veya insanlara dokunduklarında negatif enerjiye açıktırlar.
El çakralarının vakum yaptığının belirtileri, el, kol, omuz, sırt ağrıları ve kalp bölgesinde acıdır.
Bir çakra, tedavi eden kişi tarafından, sağ elin parmaklarıyla, çakranın saat yönündeki dönüşü harekete geçirilerek, hastadan sağ elini sorunlu çakranın üzerinde tutması ve sol elini avucu yukarı gelecek ve parmakları açık şekilde sol dizinin üzerinde tutması istenerek de temizlenebilir.
Prana biliminde sol el daima enerji almak için, sağ el enerji vermek için kullanılır.Bu kendi çakralarınızı temizlerken ya da dengelerken geçerlidir. Başka bir varlığı tedavi ederken, şifacı ellerini şifa alanın vücudunun ön arka sağ ve sol yanlarına göre kullanır. Örneğin vücudun ön kısmı için sol el, arka kısmı için sağ kullanılır.
Kendinizi enerjilendirmek için, el çakraları vasıtasıyla hava prana’sı veya ağaç prana’sı çekmek için şu prensibi kullanabilirsiniz.
Eller vasıtasıyla hava prana’sı çekmek için, sadece el çakralarına yoğunlaşın ve aynı anda pranik nefes uygulayın.
El çakraları vasıtasıyla ağaç prana’sı çekmek için büyük sağlıklı bir ağaç seçin ve onun aşırı prana’sını çekmek için ağaçtan zihinsel veya sözle izin isteyin. Ellerinizi ağacın gövdesinin üzerine veya yakınına koyun. Avuçlarınızın merkezine yoğunlaşın ve aynı zamanda pranik nefes uygulayın. Bunu on kez yapın ve prana için ağaca teşekkür edin.
Bazılarınız tüm bedeninizde uyuşukluk veya karıncalanma duyumsaması hissedebilirsiniz.
Kendinizi enerjilendirdikten sonra, prana’yı bütün bedeninizde dolaştırmanız tavsiye edilir. Beyaz ışık veya prana ile dolduğunuzu gözünüzde canlandırın ve prana’yı sürekli bir şekilde arkadan öne birçok kez dolaştırın, sonra önden arkaya da birçok kez dolaştırın.
Yedi ana çakranın yanı sıra ellerin avuç kısımlarında, dizlerin arka tarafında, ayak tabanlarında ikincil ve el-ayak parmaklarında da yirmi adet üçüncül çakra bulunmaktadır.
Ham enerji el ve ayaklardaki küçük çakralar tarafından gezegenden emilir ve ana çakra sistemine aktarılır.
Avuçlarınızın tam ortasında el çakralarınız bulunur.Koşullara göre etki edici ya da kabul edici olurlar.
Bu çakralar şifa enerjisini aktarır ve evrenden enerjisel bilgi alır. Avuç çakraları şifa enerjilerine kendiniz için ve başkaları için kanal olmanız için ve bir odanın, kişinin, durumun vs. enerjisinin izlenimlerini almak için kullanılır. Bu çakralar, niyet ile açılabildiği zaman yaşam kalitemizde büyük fark yaratabilir.
Ellerin avuçlarındaki çakralar çoğu zaman küçük statüye düşürülür. Günlük yaşamlarımızda büyük değere sahiptir ve şifa enerjilerini paylaşmak için açık ve aktif olmalıdır.
Bir tedavi sırasında ya da sanatsal bir faaliyette el çakralarınız enerjiyi bedeninizden kanalize eder ve dış dünyaya doğru yönlendirir.
Yoğun bir çalışma sırasında ya da meditasyon yaparken elleriniz dışarıdan gelen enerjiyi ve bilgiyi, varlığınıza yönlendirir.
El çakraları yedi ana çakra gibi değildir. Bu yüzden daha sık açılıp, kapanırlar. Kendilerine özgü bir renkleri yoktur. El çakraları belirli özellikleri olan bir enerjiyi depolamaktan ziyade enerjiyi ileten kanallar olarak görev yaparlar.
El çakralarınız kalp çakranıza bağlıdır; genel durumları size bu dünyada verme, alma ve yaratma konularında nerede durduğunuzu gösterir.
El çakraları özellikle masaj terapistleri ve sezgisel şifacılar tarafından kullanılır.
Bu kişiler genellikle el çakralarını nasıl sağlıklı tutmaları gerektiğini bilmezler; el, bilek, dirsek ve omuz sorunları yaşarlar. Çünkü şifacı, elleri aracılığıyla kişinin enerjisini kendi bedenine çeker.
Şifacılar bu el çakraları sorununu yaşayan yegane kişiler değillerdir. Temizlikçiler, yönetici sekreterleri, ilkokul öğretmenleri ve her tür psikolojik danışman her türlü sıkıntı enerjisini emmeye meyillidir; temizlik sırasında, yazıları temize çekerken veya insanlara dokunduklarında negatif enerjiye açıktırlar.
El çakralarının vakum yaptığının belirtileri, el, kol, omuz, sırt ağrıları ve kalp bölgesinde acıdır.
Bir çakra, tedavi eden kişi tarafından, sağ elin parmaklarıyla, çakranın saat yönündeki dönüşü harekete geçirilerek, hastadan sağ elini sorunlu çakranın üzerinde tutması ve sol elini avucu yukarı gelecek ve parmakları açık şekilde sol dizinin üzerinde tutması istenerek de temizlenebilir.
Prana biliminde sol el daima enerji almak için, sağ el enerji vermek için kullanılır.Bu kendi çakralarınızı temizlerken ya da dengelerken geçerlidir. Başka bir varlığı tedavi ederken, şifacı ellerini şifa alanın vücudunun ön arka sağ ve sol yanlarına göre kullanır. Örneğin vücudun ön kısmı için sol el, arka kısmı için sağ kullanılır.
Kendinizi enerjilendirmek için, el çakraları vasıtasıyla hava prana’sı veya ağaç prana’sı çekmek için şu prensibi kullanabilirsiniz.
Eller vasıtasıyla hava prana’sı çekmek için, sadece el çakralarına yoğunlaşın ve aynı anda pranik nefes uygulayın.
El çakraları vasıtasıyla ağaç prana’sı çekmek için büyük sağlıklı bir ağaç seçin ve onun aşırı prana’sını çekmek için ağaçtan zihinsel veya sözle izin isteyin. Ellerinizi ağacın gövdesinin üzerine veya yakınına koyun. Avuçlarınızın merkezine yoğunlaşın ve aynı zamanda pranik nefes uygulayın. Bunu on kez yapın ve prana için ağaca teşekkür edin.
Bazılarınız tüm bedeninizde uyuşukluk veya karıncalanma duyumsaması hissedebilirsiniz.
Kendinizi enerjilendirdikten sonra, prana’yı bütün bedeninizde dolaştırmanız tavsiye edilir. Beyaz ışık veya prana ile dolduğunuzu gözünüzde canlandırın ve prana’yı sürekli bir şekilde arkadan öne birçok kez dolaştırın, sonra önden arkaya da birçok kez dolaştırın.
Vücud ve frekanslarımız.
İnsan vücudu boyunca oktav aralıklarla var olan çakra merkezleri ve tüm çakra sisteminin merkezi olan Kalp çakrası
Çakraların üzerindeki elektrik salınımları saniyede 100 – 1600 devirlik bir frekansa sahiptir, buna karşılık bu frekans beyinde 0 – 100, kaslarda 225, kalpte ise 250 dir.
Her çakra kendi enerji alanı içerisindeki organları, kasları, bağları, damarları, tüm diğer sistemleri etkiler. Çakralar aynı zamanda endokrin sistemini de etkiler ve bunlar ruh halimizle, kimliğimizle ve bütün sağlığımızla son derece ilgilidirler.
Her çakra, evrende bulunan belirli bir enerji formunun kanalı olmaktadır. Yedi çakra sırayla ;
Hayatta kalma (kök) ; yaratıcılık (sakral), güç (3 ncü), sevgi (kalp), ifade (boğaz), aşkınlık (alın), ve birlik (taç) prensipleriyle rezonans halindedir.
Her çakranın enerjisi bu evrensel prensiplerin bedeninizde ifade edilen birer mikrokozmosudur.
Çakraların üzerindeki elektrik salınımları saniyede 100 – 1600 devirlik bir frekansa sahiptir, buna karşılık bu frekans beyinde 0 – 100, kaslarda 225, kalpte ise 250 dir.
Her çakra kendi enerji alanı içerisindeki organları, kasları, bağları, damarları, tüm diğer sistemleri etkiler. Çakralar aynı zamanda endokrin sistemini de etkiler ve bunlar ruh halimizle, kimliğimizle ve bütün sağlığımızla son derece ilgilidirler.
Her çakra, evrende bulunan belirli bir enerji formunun kanalı olmaktadır. Yedi çakra sırayla ;
Hayatta kalma (kök) ; yaratıcılık (sakral), güç (3 ncü), sevgi (kalp), ifade (boğaz), aşkınlık (alın), ve birlik (taç) prensipleriyle rezonans halindedir.
Her çakranın enerjisi bu evrensel prensiplerin bedeninizde ifade edilen birer mikrokozmosudur.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



