Yılan.. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yılan.. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2017 Cumartesi

Uyandırılmış benlik.,

Aslan İster Bir Nişane 🤚
Ali'nin Aslanı ve Ali'nin kılıcı ile şakti ve sekmet arasındaki bağ
Kundalini, benzetme olarak omuriliğin/belkemiğinin dibi olan kuyruk sokumunda yedi sayısının yarısına eşit olan '3,5' kez kıvrılarak uyuyan bir 'ateş yılan' şeklinde tarif edilmektedir. Kundalini kelimesi köken olarak spiral anlamına gelen 'kunda' kelimesinden türemiştir. Zira Kundalini enerjisi, uyarıldığında spiral şeklinde, yılan gibi hareket ederek yükselir. Kadim Kundalini öğretisinin batıni boyutu, Kundalini'yi tanrısal veya Tanrı'nın gücü olarak görür. 
Bu kadim öğreti diğer kadim uygarlıklarda da 'Yılanın gücü', 'Ateş yılanı' olarak simgelenmiştir. 
Eski Mısır öğretisindeki simgelerinden birisi 'Tanrıça Sekhmet'ttir, "Sekine" isminin kadim etimolojik kökeni bu sırra dayanmaktadır. 
Yıkım ve savaşın dişi aslan suretinde tasvir edilmiş tanrıçasıdır. Tanrıça Hathor'un diğer kimliği olduğu da söylenir. İda nadi'nin tam gücünün simgesidir. 
Doğu öğretisinde 'Tanrıça Kali' ve dişil enerji 'Şakti'ye tekabül eder. 
Tantrik Yoga yazıtlarında 'Kundalini şakti' olarak anılmakta, öğreti olarak bilinen yazılı köken bu metinlerden gelmektedir. Bu isim de omuriliği sardığından, kavrama hareketinden hareketle 'kundalini/kundala', 'sarılmış' anlamında kullanılmaktadır. 
Şiva ve Şakti karşılıklı iki güçlü, pozitif/aktif ve negatif/pasif kutuplardır. Şiva denilen güç, özünde eril ve durgundur. Şakti denilen güç ise özünde faal ve dinamiktir ve Şiva'nın itici gücüdür. 
Şakti, Şiva'dan çıkar ve sonsuz kainat olarak tercüme olunur. O da, Kuran'da "Errahmanirahim", yani "Rahim olan Rahman Rabb"e denk gelmektedir. 
Arapça olmayan Rahman,
Hint öğretisinden alınma "Brahman" dır. 
İlk evrensel prensip olarak iki güçle yaratan, yani "Rahman ve Rahim"in birleşmesinden doğan "Rabb" anlamındadır. 
"Sekine" veya 'Şakti ', Eski Mısır'da Tanrıça İsis (Esi) olarak isimlenir. İsis, aynı zamanda "Hathor" inek, yani 'süt emziren ana tanrıçadır!' 🐮 🍼
Evrensel 'Ana', yani dişil prensibin yeryüzündeki simgesi meme ve süttür. Süt, batıni ruhsal ilimde 'tanrısal ilim, hikmet' anlamına gelir. Bu gerçeği bir perde daha açarsak o, "Sekine"nin açığa çıkacağı kişideki faaliyetine işaret eder. Kısaca özetlenmesi gerekirse buna da 'göksel (tanrısal anlamda) veya ruhsal emzirme' denir. Bu emzirmeyle işaret edilen eylem, Kundalini gücündeki şaktinin titeşimlerinin yavaş yavaş yükselip tepeye (baş) tırmanarak eşi olan eril kutup, yani ruh ile birleşme hareketine, böylece de uyanmaya başlamasıdır. Tanrısal dişil enerji uyanma eğilimine girdiğinde bilin ki kişiye ait ruhsal değişim de başlamıştır. Bu uyanış, kişinin ruhsal titreşimlerine, yani kazandığı ruhsallık basamağına göre kendini belli ederek gösterecektir. 


20 Ekim 2017 Cuma

Rüya..

Dream Catcher (Rüya Yakalayıcı)

Kızılderili inançlarına göre kızılderililer rüya yakalayıcıları yeni doğan bebeklerin başucuna koyarlarmış. 

Rüya yakalayıcının orta kısmındaki örümcek ağı şeklindeki bölge kötü rüyaların geçmesini engellermiş ve bebeğin kötü rüya görmesi engellenirmiş.

Yapımında kullanılan ve geleneksel olarak 

söğüt ağacından yapılan çemberin hayatın çemberini 

(bebek olarak doğmak, çocukluk, yetişkinlik ve tekrar "bebek"e dönülen yaşlılık) 

sembolize ettiği, 

çembere dolanarak örülen, ortası boş ağın çemberle buluştuğu nokta sayısına göre farklı farklı şeyler sembolize ettiği 

(örneğin eğer sekiz noktada buluşuyorsa, örümceğin bacaklarını sembolize ediyor), 

inanılan efsaneye göre çeşitli nedenlerle tüyler eklenen (mesela bir tanesi iyiliğin yolunu kutsanmış tüylerle buluacağını söylerken, diğeri bunu halka yayan adamın rüyasında öyle gördüğünü söylüyor), 

kötü düşünceleri sizden uzaklaştırıp, iyi düşünceyle dolmanızı sağlayan kızılderili inanışı. 

Yatakların baş ucuna asılır,aksesuar olarak da gerek duvara asma amaçlı, gerek taklitleri küpe, kolye ucu..vb olarak çok kullanılan bir motiftir. 

Hakkında pek çok efsane vardır.Birine göre, bilgeliğiyle tanınan İktomi adlı bir adam, örümcek kılığında bir ruhani liderin rüyasına girmiş, adamın tüylerle ve at kılıyla süslü, söğüt ağacından çemberini alıp, bu çemberin etrafına ağ örmeye başlamış ve bir yandan da adama hayat çemberinden, dünyada bizi yaşam çemberinin her döneminde etkilemeye hazır iyi ve kötü güçlerin olduğundan bahsetmiş. Konuşmasının sonunda düş kapanını tamamladığında, bunun ağının iyi olan düşünceleri, arzuları, istekleri tutacağını, ağın ortasındaki deliğin de kötülükleri uzaklaştıracağını söylemiş ve böylece düş kapanı kızılderili halk arasında yayılmış.

Bir diğer efsaneye göre ise düş kapanının ortasındaki ağ kötü düşleri tutar ki güneş doğduğunda onları yok edebilsin, ortasındaki delik ise iyi düşüncelerin size gelmesini sağlayandır. bu inanışa göre ortasından aşağı bir tüy asılmalıdır; böylece iyi düşünceler yollarını bulacaktır.

Düş kapanının ağı sürekli iyi düşüncelerle örülmelidir. 

Rüya Yakalayıcıların diğer ismi ile Dreamcatcher'ların türlü türlü çeşitleri vardır. 

Bunlardan en yaygın olanı duvarlara asılan içi örümcek ağı şeklinde ve kenarlarından tüy sarkan olanlarıdır.