9 Aralık 2017 Cumartesi

Her şey örtü.

Monoliteyi (Bir ve Birliği) gizleyen, 
‘Varlığın’ sır örtüsü olan DUALİTE, ‘Varlığın’ hakikatini örten perdedir.

İnsan bu perdeye muhtaçtır.

Denir ki ;Muhtaç olunan bu perde insan zihninin mevcut bilinç noktasının yanmaması içindir.

Yani Güneşe gözlüksüz bakılmadığı gibi bazı gerçeklere de bilinçte -henüz olgunlaşamamış varlıklar -perdesiz bakamaz.

Çokluk ve zıtlık İbnü'l-Arabî’ye göre 
Yaratıcın sıfat ve esmâsındaki ikili yapıdan kaynaklanmaktadır.

Varlıkta ihtilaf ve kesretin ortaya çıkışını bir kişinin söylediği sözlere
benzeten İbnü'l-Arabî’nin tüm âlemi Allah’ın kelimeleri olarak gördüğünü
hatırlayacak olursak bu teşbih, daha bir önem kazanmaktadır.

Buna göre konuşan ve dinleyen aynı kişi olmasına rağmen 
birbirinden farklı birçok söz vücûda gelebilir. 
Ancak sözlerin ihtilaf ve çokluğu, konuşanın çokluğunu gerektirmez.

Aşk ilahi bir aynadır. (Divân-ı Kebir c. IV, 1196)

---------------------------

Resim: Pascal Roy 



Şifalandıran mimari eserler.

Bio - Mimarlık 

Roger Green'in Uluslararası Kutsal Geometri ve Ekoloji konferansları tarafından desteklenen bir kavram

Geleceğin şifa mimarisi de diyorlar.

Bio-Mimarlık, binalarda yaşam gücünün yeni bir bilimidir 

Bilime dayalı binalarla gerekli FRAKTAL alanlar oluşturulur.

Evrenin kutsal geometrisinin kumaşının bize dayalı olduğu gerçeği üzerine Mandalalar dahil geometrik şekiller, müzik, sanat, insan vücudu, peyzaj mimari gibi doğa desenli dil örnekleri görmek mümkün

Mekanlarda ve binaların şekli için Mimari ve alan tasarımı açısından doğanın şekil ve oranlarını kullanıyorlar. 

Chi nefesi ile evrenle daha çok bağlantılı elde edebilir, fraktal dağıtılan rezonans ile sakinlerinin titreşimi yükseltilebilir.

Fraktalite ,yaşam gücü ,öz yineleme ,sürdürülebilirlik ,simetri içeren tasarımlarda kullanılan Arı kovanı ve çam kozalağı kutsal mimarinin mükemmel örnekleridir ve her zaman Altın oranda uygulanır

Ruhsal geometri evrensel bir gerçeğin dili , uyum, güzellik , oran ve ritimdir.

Geometri sayıların fiziksel dünyadaki uzantısıdır. Sayılar evrenin bir parçasıdır. Sayılarla ilgili ilkeler evrende her yerde karşımıza çıkar. 

Smyrnalı Theon’a göre sayılar her şeyin köküdür, ilkesidir. Sayılar fiziksel dünya ile kavramsal dünya arasındaki bir köprü gibidir.Pisagor'a göre sayılar bütün varlığın ilkeleridir (Arkhe)

Michael Rice gibi bio-mimarlar Holistik Ev Planları ile kutsal geometri ve feng shui doğal harmonik ilkelerine dayalı binalar tasarlıyorlar

Senaryolaşmış itibar..

Kiralık itibar..

Nasrettin Hocanın “Ye kürküm ye” hikayesini bilmeyen yoktur ama bu hikayenin alt metninin farkında olan kaç kişi vardır acaba? Kaçımız itibarın sahip olduğumuz donanım ya da ekonomik düzeyle orantılı olmadığını düşünüyor varlıklarımızdan çok vasıflarımıza yatırım yapmayı tercih ediyoruz?

Ne okulda öğretilen ne tecrübeyle elde edilen ne de para ile satın alınan karakterle eş değer oluşan dahası bir bütün olunca kalıcılığı ve sahiciliği ortaya çıkan güven temelli saygınlıktan bahsetmek istiyorum.

Ekonomik düzeyi iyi olan insanların ya da belirli bir şöhrete sahip kişilere uygulanan muameleden bahsetmiyorum. Bunların hiçbiri olmadan olağan şekilde oluşan yani kişinin doğası ile süre gelen itibardan bahsediyorum. Sözlük anlamı aynen şöyle; Değerli bulunma, saygı görme, güvenilir olma. En kıymetlisi de son tanım. Yani güvenilir olma durumu.

Bazı insanlar var ki istediği eğitimi almış olsun ya da istediği maddi imkanlara sahip olsun saygınlıkları olmayabiliyor. Zorlamayla olmuyor. Zorlamamak da lazım (!)

Ne yaparsan yap olmuyor bazen.

Çalıştığı kurumun logosuna arkasına almış görkemli makam odası, şoförlü arabalar, korumalar gittikleri restoranlarda kapıda karşılanmalar ya da VIP salonlarında ağırlanmalar kiralık itibar değil de nedir?

Ruh kalitesi diye bir şey var, aile terbiyesi diye bir şey var. Hiçbir okulda öğretilmeyen, diploması olmayan, soyadı mirası ile oluşmamış ekonomik düzeyi ile elde edilmemiş ya da statü sonucu beraberinde gelmemiş olan itibarlık diye bir şey var. Saygınlık elde etmek çok kolay mühim olan bunların hiçbiri olmadığında öz kimliği ile itibarı olan kaç kişi tanıyoruz etrafımızda?

Nice insanlar tanıyorum. Eğitim düzeyi belki ilkokul seviyesinde maddi durumu deseniz asgari ücretle zar zor geçinen ama itibari yüksek, dürüstlüğüne ve mertliğine kefil olunan insanlar yok mu sizin de etrafınızda?

Bir örnek vereyim hepimizin eminim ki etrafında böyle insanlar vardır; Çalıştığım bir şirkette dört yıl boyunca çay servisi yapan bir hizmetlimiz vardı. Hiç kimse ona sen diye hitap etmez ve aynı zamanda isminin arkasına hanım sıfatını eklemeden diyalog kurmazdı. İşini büyük bir titizlikle, özveri ve saygı ile yapıyordu. İşinin dışında hiç kimseyle farklı bir şey konuşmaz hatta mümkün olduğunca kısa cevaplar verir, güler yüzünü hiç eksiltmezdi. Hatta içerde bir toplantı varsa bir an önce odadan çıkmak için acele ettiğine biz gizliden şahit olurduk.

Onun başta işine sonra da etrafına gösterdiği değere karşılık herkes de ona aynı özeni gösteriyordu.

Yani birçok şeyde olduğu gibi “Karşılılık İlkesi” burada işliyordu.

İtibar zor bir nitelik olmakla birlikte elde edildikten sonra çok da çabuk hatta bir anda yok olabilecek yeri asla eskisi gibi olmayacak tehlikeli bir fotoğraftır.

Günümüzde itibarı yerle bir eden ya da hak ettiği gibi gösterebilme imkanı tanıyan yani dijital dünya en önemli bir o kadar da kritik bir platformdur. Sosyal medya hesapları bireyin aynasıdır. Bu aynadan nelerin yansıdığı çok önemlidir. Günümüzde iş dünyasında bir iş anlaşması yapılamadan önce veya bir işe alımda en önemli referans kaynağı artık kişinin sosyal medya hesapları oluyor. Bu sebeple dikkatle ve özenle yönetilmesi çok önemlidir. Gerçeği yansıtması gerektiği gibi itibara da hizmet edebilen bir strateji de olmalıdır.

İtibarlı kişi menfaati olmadan gücün tesirinde kalmadan, karakter bütünlüğü ile başkalarının ya da şartlarının dayatması ile değil doğruyu kendi erdem pusulası ile bulanlar sosyal statüleri ne olursa olsun itibarlı kişilerdir.

Karakter bir ağaç ise itibar dallarıdır. Dallarında hangi çiçeklerin açıp nasıl bir görüntü vereceği köklerinin yani karakterinin sağlamlığı ile ilişkilidir.

8 Aralık 2017 Cuma

Duyu organlarımız tek merkezde toplanmış..

Kulak ceninin ana rahmindeki duruşunun şematik olarak aynısıdır. Ve tüm akupunktur noktaları kulak üzerinde bu esasa göre yer almıştır. Şimdii… başınız, boynununz, beliniz, sırtınız, bacaklarınız, kalçanız, ayaklarınız, omzunuz ağrıdığında yapacağınız tek şey kulaklarınıza masaj yapmak. Kulağınızı baş ve işaret parmaklarınızın arsına alarak kulak kepçesinden başlayarak, dayanabildiğiniz kadar güçlü ve sıkarak masaj yapın.

İlk anda bazı noktalar acıyacaktır (bunlar bedendeki ağrıyan bölgelerin kulaktaki refleks noktalarıdır). Kısa bir süre sonra bu ağrılar kaybolacaktır. 2 -3 dakika bu masajı yapmanız yeterli olur. İsterseniz uzatabilirsiniz de. Zaten masajın sonuna doğru bedeninize bir sıcaklıklığın yayıldığını hissedeceksiniz. Bunun ardından ağrılarınızın azaldığını ve kaybolduğunu da…

Hiç bir yan etkisi olmayan bu uygulamayı herzaman her yerde kendinize ve ağrısı olan yakınlarınıza uygulayabilirsiniz. Yorulduğunuzda, uzun otobüs yada araba yolculuklarında oturmaktan ağrılara maruz kaldığınızda, çok üşüdüğünüzde ve bedeninizi dengeye kavuşturmak için mucize benzeri bu uygulamayı kullanabilirsiniz.
Önemli olan kulağın her noktasına dokunun. Kulağınız size hemen yanıt verecektir. Kulaklar bedeni hisseder, görür ve duyar. Siz de şefkatli ellerinizi esirgemeyin.
Ellerinizdeki enerjinin farkına varın…


Asalak-3

"‘Uçucular enerjimize karşılık bize zihnimizi, bağlılıklarımızı ve egomuzu vermişlerdir. Onlar açısından bizler birer köle değiliz, ama bir tür ücretli işçiyiz. Bu ayrıcalıkları ilkel bir türe uyumlu kılmış ve ona düşünme yeteneği vermişlerdir, bizi bununla evrilttiler, aslında uygarlaştırdılar. Bunlarsız, ya hâlâ mağaralarda saklanıyor ya da ağaçların tepesinde yuva yapıyor olacaktık."

'Uçucular’ bizi gelenek ve âdetlerimiz içinde kontrol ederler. Dinin efendileri, tarihin yaratıcıları onlardır. Onların sesini radyodan dinliyor ve fikirlerini gazetelerden okuyoruz. Onlar bütün ortalama bilgi ve inanç sistemlerimizi yönetiyorlar. Onların stratejisi muhteşemdir. Örneğin, bir gün aşktan ve özgürlükten konuşan namuslu bir adam vardır; onu kendi kendine acıyan ve köle ruhlu bir adama dönüştürürler. Onlar bunu herkese yaparlar, hatta naguallara bile. (lider şaman) 
Bundan dolayı bir büyücünün çalışması münzevidir. 

'Uçucular’ bin yıllar boyunca bizi toplumsallaştırmak için planlar tasarladılar. Bir dönem öyle yüzsüzleştiler ki, halka bile gözüktüler ve insanlar onları taşlara resmetti. Karanlık zamanlardı, her yer onlardan kaynıyordu. Ama günümüzde onların stratejisi öylesine kurnaz bir hâl aldı ki, artık onların varlıklarından bile bihaberiz. 
Geçmişte, saflığımızdan faydalanarak bizi ellerinde tutuyorlardı, bugün ise maddecilikle bunu başarıyorlar. Artık kendisine dair düşünmeyen modern insanın ihtirasının sorumlusu onlardır; 
bir kişinin sessizliğe ne kadar tahammül edebileceğini gözlemle yeter!” 

"Bu antiteleri geri püskürtmeyi başarsaydık ne olurdu?” 

“Bütün hayatiyetimizi bir haftada tekrar ele geçirir ve yeniden parlıyor olurduk! Ama sıradan insanlar olarak, bu olanağı tahayyül edemiyoruz, çünkü bu bizim toplumsal kabul gören her şeyin aksine hareket etmemiz anlamına geliyor. Neyse ki gerçekten, büyücüler baş edilmez bir silaha sahipler: Disiplin."

"İnorganik varlıklarla karşılaşma tedricîdir. Başlangıçta dikkatimizi çekmezler. Fakat bir çömez onları önce rüyalarında görmeye başlar, sonra uyanık durumda. Eğer bir savaşçı gibi yaşamayı öğrenmediyse, bu onu delirtebilecek bir şeydir. Bunu anladıktan sonra, onları cesaretle karşılayabilir. Büyücüler enerji avcıları olarak yabancı tinleri yönlendirirler. Bu amaçla topluluğumdakilerle, bizi ‘uçucular’ın tininden kurtarma marifeti olan tensegriti alıştırmalarını düzenledik." (Bir tür savunma sanatı)

"Bundan dolayı, büyücüler fırsatçıdır. Bu asalakların kendilerine verdikleri dürtüden faydalanırlar ve onlara: ‘Her şey için teşekkürler, elveda! Yaptığınız anlaşma atalarımızlaydı, benimle değildi’ derler. Hayatlarını özetleyerek, kelimenin tam anlamıyla ekmeği asalağın ağzından alırlar. Bu, ürün iadesinde paranızın size iade edileceği söylenmiş bir mağazada aldığınız ürünü iade etmeye gitmek gibidir! İnorganik varlıklar bunu sevmezler, fakat yapabilecekleri bir şey yoktur. 

"Bu durumda bizi huzur içinde bırakıp çekip giderler."

Nagual İle Karşılaşma - Armando Torres
Carlos Castena'da ile görüşme notlarından...

Önemli Not:

Bütün şifa ve enerji çalışmaları (reiki, yoga, meditasyon vb) negatif enerjiyi ışığa göndermenizi söyler. 
Çünkü negatif enerjinin tek istediği şey enerjidir.
Onları ışığa/kaynağa göndererek istedikleri enerjiyi almalarını sağlarsınız. Ve sizi rahatsız etmelerini önlersiniz.
Negatif enerji en çok öfkeli, sinirli, kızgın ego patlamalarından sonra oluşur. Bunu siz de yapabilirsiniz karşınızdaki kişi de... Bu yüzden mistikler egodan arınmayı ve sakin, yansız olmayı öğütler. Herkes bu enerji denizinde tutsaktır nihayetinde. Kurtuluş özünü bilmekte yatıyor. Auranıza düzenli olarak ışıkla, güneşle koruma kalkanı oluşturabilirsiniz. ☀️
Unutmayın insanın düşünce gücü ve niyeti çok güçlüdür.