Ruh.. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ruh.. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2018 Pazartesi

Nefsin mertebeleri..----1---

KUR’AN’A GÖRE RUHUN GEÇTİĞİ AŞAMALAR

Tasavvufî anlayışa göre, İnsanda iki ruh vardır: Birine rûh-i hayvânî, diğerine rûh-i sultânî denir. Ayrıca tasavvufi anlayışa göre ruhun manevi terbiye ve tekâmül esnasında hâl ve mertebeleri yedi kısma ayrılmıştır. Ben bu kademelerin ne anlama geldiğini ruhun bu iki özelliği ışığında açıklamaya çalışacağım.

1-Nefs-i Emmâre

Kulu, Rabbinden uzaklaştırarak kötülükleri işlemeye tahrik eden en süflî durumdaki isyankâr nefstir. “Emmâre” çok emredici demektir. Bu sıfatı haiz olan nefsin yegâne maksadı, hevâ ve heveslerini ölçüsüzce tatminden ibarettir. Şehvetin esîri, şeytanın avenesi olmuş; keyfine, zevkine, günaha düşkün olan nefstir.

•Şekil 1 Ruhun kademeleri

Nefsin düşkünlükleri ve aşırı istekleri demek olan şehvetlere karşı her hangi bir mücadele göstermemek, onun arzularına tâbî olarak şeytanın yoluna uyup gitmek de, nefs-i emmâre seviyesinde bulunan kimselerin ahvâli cümlesindendir.
Bu durum Kur’an’da Yusuf 53 “Muhakkak ki nefs, kötülüğü şiddetle emreder” Diyerek vurgulanmıştır.
Yukarıda alıntıladığım anlatım ruhun tamamen içgüdüleriyle yaşadığını gösterir. Bu kademe öte dünyada 1. Gök katına karşılık gelir. Ruh sıfır bilinçle yola çıkar. Bu noktaya “Âdemin yaratılması” noktası dedim. Şekil 1 ve 2’de gösterim noktaları aynı yerdir. İnsanoğlu beden ve ruh olarak yaratılarak tekâmüle sokulmuştur. Beden olarak insan bedeni yerine hayvan bedenleri kullanılmıştır. Çünkü ruh bilinçsiz olduğu için bedenin yaşamasını sağlayabilecek yeteneklere ulaşamamıştır. Bu dönem, şekillerde hayvan bedeni dediğim dönemdir. Ruh tamamen bedenin içgüdülerine esirdir. İçgüdülerin gereklerini yerine getirerek yaşar. Yani yer, içer, çoğalır. Çevremizde gördüğümüz hayvanların içine şu anda otomatik dönemlerini yaşayan ruhlar üfürülmüştür. Bu ruhlar zaman geçtikçe ufak ufak çevresine etki etmeye başlar. Bu gün bir karganın, köpeğin veya yunus balığının zekâlarını kullandıklarını biliyoruz. Fakat bu durum çok kısıtlıdır.
Bu süreç 4 boyutlu kuantum dünyasında devam eder ve Nuh Tufanıyla sona erer.

•Şekil 2 Ruhun madde bedenlere bağlı olarak tekâmülü

2-Nefs-i Levvâme

Levm etmek, kınamak ve ayıplamak demektir. Nefs-i levvâme; yaptığı kötülüklerden, Allah’ın emir ve yasaklarına karşı gösterdiği ihmâl ve kusurlardan pişmanlık duyarak vicdanı muazzeb olan ve bu sebeple de kendisini şiddetle kınayan nefstir. Bu mertebede olan kişi, nefs-i emmâredeki fiillerin bazılarından tövbe edip kurtulmuştur. Yâni gafletten bir nebze sıyrılmış ve günah arzusu azalmıştır. Ancak bu hisler yeterince olgunlaşmadığı için dayanamayıp tekrar günahlara düşmekten de kendini kurtaramaz.
Kur’an’da “Kıyâme 2 Yine yo… Kasem ederim o pişman cana (nefsi levvameye)” diyerek bu kademeye dikkat çeker.

Alıntıladığım satırlar tam olarak bizi anlatıyor. Yani ruh artık kendinin ve bilincinin farkındadır ama hayvansal içgüdülerini tam olarak yenemez. Büyük mücadeleler yapar. Gittikçe ilerler ama tam olarak egosunu hükmedemez.

2 Ekim 2017 Pazartesi

Uyan..


Bütün herşeyi, Uyumlu Birliğin parçası olarak kucaklayın; o zaman onu algılamaya başlarsınız.

Lao-tzu

**************************************************

Görevimiz; tüm canlıları ve kendi güzelliği içinde doğanın tamamını kucaklamak üzere, şefkat çemberimizi genişleterek, kendimizi bu hapishaneden özgürleştirmek olmalıdır.

Albert Einstein


**************************************************

İçimizde, Yaradan'ın, gizemli ve güzel ilahi yolu aydınlatan aşkı ile dolup taşarak, herşeyi kucaklayan bir ışık var. Eğer bu ışığın varlığını kabul edersek, ilahi birlik ve ebedi mutluluğa sahip yeni bir insanlığı yaratırız.

Micheal Teal

**************************************************

Herşeyi Yaradan'da ve Yaradan'ı herşeyde gördüğüm ve bildiğim gün, ruhsal uyanışı yaşadığım gündü.

Magdeburg'lu Mechthild 

**************************************************

Gönül gözü açıldığında, Yaradılış, olduğu gibi. . . 

İlahî Işığın bedeni olarak görünür.

Andrew Harvey

**************************************************

Tao ile birlik olmak isteyen, tüm varlıklara kucak açmalıdır. 

Tüm varlıklara kucak açmak, 

Kişinin, yaşayan veya ölü,

Şekilli veya şekilsiz, 

Herhangi bir şeye ya da düşünceye

Hiçbir öfke ya da karşı çıkış göstermemesi demektir.

Kabul etmek Tao'nun en önemli kuralıdır.

Tüm varlıkları kucaklamak;

Dişi ve erkek, kendisi ve başkası,yaşam ve ölüm konusunda

Ayırım kavramından kendisini uzak tutmak demektir.

Ayırım Tao'nun doğasına aykırıdır.

Düşmanlık ve ayrımcılığın önünden giden kişi

Her şeyle uyumlu bir bütünün içine girer.

Kişinin ruhu,Taodan her uzaklaştığında biraz daha kirlenir.

Öfke bir uzaklaşmadır,Direnme bir uzaklaşmadır.

Ve kendine dalmak bir uzaklaşmadır.

Yaşam süresince

Kirlenmenin doğurduğu sıkıntı giderek büyüyebilir.

Bu kirlenmeden korunabilmenin tek yolu vardır.

Erdemli olmak

Bu ne demektir?

Erdemli olmak

Kendini düşünmeden başkalarına yardımcı olmak,

Kişinin zamanını kısıtlamadan,

İhtiyaç içindekilere karşı herhangi bir önyargıdan uzak olarak

Ne zaman ve nerede olursa olsun

Sahip oldularını ve yeteneklerini hizmete sunmasıdır.

Eğer güzel şeyleri verme konusundaki isteğin sınırlı ise,

Onları geri alabilme yeteneğin de sınırlıdır.

Bu Taonun esasıdır.

**************************************************


Fransız filozof Pierre Teilhard de Chardin da şöyle diyor:


Farkındalığınızı artırmak için, sizi saran güzellik ve yaratıcılık ifadelerini bilinçli bir biçimde gözlemleyin. 

Yıldızlı bir gecede gökyüzüne huşû içinde bakın. 

Baharın ilk çiğdeminin kırılgan cesaretini farkedin. 

Bir kar tanesinin simetrisine ya da yeni doğmuş bir canlının karmaşıklığına hayran olun. 

Kendinizi tepeden tırnağa takdirle izleyin. 

Bir ilan panosu, bir otobüs, bir köpek yavrusu, bir kurabiye dükkanı veya bir tek otun içindeki güzelliği arayın, 

Çünkü bunların herbiri kutsalın ışığına sahiptir. 

Hakikatı bilin: bu fiziksel, elle tutulur dünya, sahiden İlahi bir yerdir. Hayırlı bir zeminde duruyorsunuz. 


Dünya üzerindeki her bir varlığın, Yaradan'ın eserinin bir parçası olduğunu kabul edin.